SEMİNER VE KONFERANSLAR
Tüm Seminerler için Tıklayınız.
DERS MATERYALLERİ
GENEL EĞİTİM MATERYALLERİ
FACEBOOK
TWİTTER
DUYURULAR

İNSAN VE İSLAM

Bir Anlama Çabası

Bu eser, “İnsan kimdir? ve “İslâm nedir?” sorularına anlam boyutunu önceleyerek cevap bulmayı, başta gençler olmak üzere sorgulayan, anlama gayreti içinde olan herkesin İslam’ı ana hatları ile doğru anlamasına, insanın neye inandığını bilmesine, hangi ibadeti niçin yaptığının farkında olmasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.

 
AHLAKSIZ MÜSLÜMANLIK

AHLAKSIZ MÜSLÜMANLIK

İnsanın iyi veya kötü mutlaka bir ahlakı vardır. Bu bağlamda bir insan için “ahlaksız” ifadesinin kullanılması doğru değildir. Ancak ahlaksız ifadesi dilimize “Ahlak kurallarına uymayan, dürüst davranmayan, kötü huylu, terbiyesiz” anlamında (TDK Sözlük) da kullanılmaktadır.

Allah insanı en güzel biçimde yaratmış, ona dünya hayatını bir lütuf olarak bahşetmiştir. Allah insanın mutlu olmasını, diğer insanlarla birlikte barış içinde ve doğayla barışık yaşamasını ister. İslam barış içinde yaşamak demektir.  Müslüman da elinden ve dilinden herkesin emin olduğu kimsedir. Yani Müslüman, Allah’ın belirlediği ilkelere uygun bir yaşam sürer, O’na itaat ederek teslim olur, kişisel davranışları itibariyle iyi insan olmaya gayret eder ve dünyayı bir barış yurduna çevirmek için mücadele eder.

Müslüman önce iman ederek Allah’a bağlılığını belirtir, ibadetlerle hem Allah’a saygısını ifade eder hem de onları iyi insan olmak için bir araç olarak kullanır. Böylece Müslüman davranışlarını da terbiye ederek olgun ahlaka sahip bir insan olmayı amaçlar.

İnandığı gibi yaşamayan insanlar her zaman olmuştur, bugün de vardır. İnandığı gibi yaşamayanlar bir gün yaşadıkları gibi inanmaya başlarlar. Bilerek veya bilmeyerek gerçekten Müslüman olamayanlar bir süre sonra yaşadıklarının Müslümanlık olduğuna inanırlar. Müslümanların içine düştükleri en büyük yanılgı da maalesef budur. Bu yanılgı ahlaksız bir Müslümanlık tipi ortaya çıkarmaktadır.

 

Nedir Ahlaksız Müslümanlık?

Dinin şekil boyutunu önemseyip anlam boyutunu ihmal etmektir.

Sadece inanarak ve namazını kılarak cennete gidebileceğini düşünmektir.

Kur’an’ın günlük hayatla ve toplumsal düzen ile ilgili ilkelerine uymamaktır.

Emekçilerin asgari ücretle geçinip geçinemediğini sorgulamamaktır.

İşçisinin emeğinin hakkını vermediği için yüklendiği günahı umreye giderek affettirebileceğini zannetmektir.

Yetimin yoksulun hakkı olan zekâtını vermemek ve vergisini hilelere başvurarak ödememektir.

Namus ve iffet kavramlarını iki bacak arasına sıkıştırmak, başörtüsü takıp takmamaktan namus hikâyeleri çıkaracak kadar alçaktır.

Dindar görünüp inandırıcılığını artırarak çıkar elde etmek, din tüccarlığı yapmaktır.

Kamu malını yemenin hırsızlığın en büyüğü olduğunu göremeyecek kadar cahil veya görmeyecek kadar kendini uyanık zannetmektir.

Hz. Muhammed’in sünnetinin sarıktan, cübbeden ve tespihten ibaret olduğu saplantısında olmaktır.

Günahlarını affettirmeye aracı olması için bir sahtekâra gitmek, Allah’a karşı yüzünü kızartmadığı için aynı günahları tekrar işlemektir.

Yalan, iftira, dedikodu, hile gibi Müslümanda bulunmayacak birçok davranışı hiç utanmadan yapmaktır.

Uyduruk rivayetlere dayanarak çıkarımlar yapıp dini yozlaştırmaktır.

Kendi çıkarı söz konusu olduğunda adaleti, dürüstlüğü, doğruluğu bir tarafa bırakmaktır.

Kendi kişisel veya grup çıkarlarını toplum çıkarlarından üstün görmek ve üstün tutmaktır.

Kendi çocuğu sapkın müziklerle uğraşırken başkasının türkü söylemesine haram demektir.

İslam özgür bıraktığı halde insanların din, inanç ve düşüncelerini yasaklamak, insanların fikirlerini açıkça ifade etmelerine engel olmaktır.

Farklılıkları bir zenginlik olarak göreceğine onları yok etmeyi kendine görev edinecek kadar yobaz olmaktır.

Yetime, yoksula yardıma, infak etmeye çağırıldığında yüzünü ekşitip onları küçük görmektir.

Kendine yakın insanlar yaptığında yolsuzluklara, hırsızlıklara, adam kayırmalara kulak tıkayıp başkası yaptığında feryat etmektir.

İslam kibri en büyük günahlardan saydığı halde parasıyla, makamıyla, gücüyle büyüklük taslamaktır.

İslam, kapitalizm gibi zalim bir düzeni temelden reddetmesine rağmen bir kapitalist gibi düşünmek, ticaret yapmak ve yaşamaktır.

Allah muhafaza etsin. Amin.

Muhammet YILMAZ

Öğretmen/Eğitimci-Yazar

www.muhammetyilmaz.com

https://twitter.com/muhammet_yilmaz