SEMİNER VE KONFERANSLAR
Tüm Seminerler için Tıklayınız.
DERS MATERYALLERİ
GENEL EĞİTİM MATERYALLERİ
FACEBOOK
TWİTTER
DUYURULAR

HAMİLELİKTEN YETİŞKİNLİĞE ÇOCUK EĞİTİMİNDE 12 HATA

HAMİLELİKTEN YETİŞKİNLİĞE ÇOCUK EĞİTİMİNDE 12 HATA

1.      Müstakbel annenin hamileliğinde beslenmesine, beden ve ruh sağlığına dikkat etmemesi; müstakbel babanın da hamile eşini üzecek davranışlarda bulunması. Hamile kadının beden ve ruh sağlığı, doğacak çocuğun beden ve ruh sağlığını doğrudan etkilediği bilinmektedir. O halde;

* Sorumsuz müstakbel anne-baba olmayın!

2.      Bebeğin ağlamasını hemen susturmaya çalışmak. Bebeğin ciğerleri ağlayarak açılır, konuşamadığı için derdini ağlayarak ifade eder. O halde;

* Bebeğin de derdi vardır, bırakın dertlerini sizinle paylaşsın!

3.      Bebeği sürekli kucakta tutmak. Hareket, bebeğin bedensel ve ruhsal gelişimi için çok önemlidir. Bebekler hareket ederek kaslarını geliştirir, kemiklerini sağlamlaştırırlar. Hareket etmeleri aynı zamanda keşif ve merak güdülerinden kaynaklanır, merak ettikçe hareket ihtiyacı duyar ve farklı şeyler keşfeder. O halde;

* Bebeğinizi sürekli kucağınızda tutarak onun bir bilim insanı olmasına engel olmayın!

4.      Çocukları mikroptan tamamen arındırılmış ortamlarda büyütmek. Bebeklerin ve çocukların vücutlarının bağışıklık kazanabilmesi için mikroplarla tanışması ve onlarla mücadele etmeyi öğrenmesi gerekir. Mikroplardan arındırılmış ortamlarda büyüyen çocuklar daha sağlıksız olurlar ve hayat boyu hastalıklara karşı savunmasız kalırlar. O halde;

* Bırakın çocuğunuz mikroplarla tanışsın; onlara çok ihtiyacı var!

5.      Yürürken düşen çocuğa hemen yardıma koşmak ve onu kaldırmak. Çocuk düşerek, kalkarak, kirlenerek, temizlenerek hayatın zorluklarını öğrenir. Çocuğunuz yolda yürürken düştüğünde büyük bir telaş ile hemen onu kaldırmayın. Bırakın kendisi kalksın. Zira çocuğu siz kaldırdığınızda yetişkinliğinde de zor durumda kalınca, hep bir başkasının kendisine yardım etmesini bekler; kendi sorunlarını çözemez. O halde;

* Sokakta düşmeyen, dizi, başı kanamayan çocuk çocukluğunu yaşamamış ve hayata hazırlanmamış demektir!

6.      Çocuğa tanıklık etmemek. Evde oturmuş televizyonda dizi izliyorsunuz veya çarşıya gittiniz vitrinleri inceliyorsunuz. Çocuğunuz elinizden, paçanızdan çekiştirip “anneee/babaaa” diye sesleniyor veya “Anne/baba, bak ne kadar büyük bir karpuz” diyerek sizin onunla ilgilenmenizi istiyor. Anne baba olmak, çok acil bir durum olmadıkça işinizi bırakmayı ve çocuğunuzun yaşadıklarına, heyecanına ve merakına tanıklık etmeyi gerektirir. O halde;

* Çocuğa tanıklık etmek ona değer vermek demektir. Değer verilen çocuk değer vermeyi öğrenir!

7.      Çocuğu başkalarının yanında eleştirmek veya başka çocuklarla kıyaslamak. Siz hiç başkalarının yanında kusurlarınızın konuşulmasını ister misiniz? Tabii ki hayır. O zaman çocuğunuzun da bu konuda sizden farklı olmadığını bilin ve onu başkalarının yanında eleştirmeyin. Çocuğunuzu arkadaşlarının veya komşu çocuğun başarılarıyla kıyaslamayın. Bu onun ruhunda onulmaz yaralar açar. O halde;

* Unutmayın, her çocuk biriciktir, özeldir, saygıyı hak etmektedir!

8.      Çocukları işe koşmamak. Bebekliğinden itibaren yapabileceği her işi çocuğun kendisinin yapmasına fırsat verilmelidir. Mesela henüz kaşığı düzgün tutamasa, yemeği üzerine dökme ihtimali olsa da eline kaşığı verin, kendisi yesin. Bırakın bırakın düzgün toplayamasa da yatağını kendisi toplasın, bırakın tabakları düşürüp kırsa da sofrayı kaldırsın. Korkmayın bundan zararlı çıkmazsınız; aksine hem siz hem de çocuğunuz çok kârlı çıkacaktır. O halde;

* Çocuğunuza acımayın, onu işe koşun, sorumluluk verin, bu konuda ona merhamet etmeyin!

9.      Ev işlerinde ve diğer konularda çocuklar arasında kız-erkek ayırımı yapmak. Kültürünüzün size dayattıklarını bir tarafa bırakın. Ev işlerini kız çocuklarınıza yaptırıp da erkek çocuğunuzu hizmet beklemeye alıştırırsanız, erkek çocuk da bugün kız kardeşine ve annesine yarın da eşine ağalık yapar ve onu bir hizmetçi olarak görür. O halde;

* Kadınlar erkeklerin hizmetçisi değildir, hayatı birlikte paylaştıkları birer eş, dost, arkadaştırlar!

10.  Çocuğa “hayır” diyememek. Çocuğunuza bebekliğinden itibaren “hayır” diyememişseniz; ergenlik ve yetişkinliğinde işiniz çok zordur. Özellikle ergenlik döneminde sizden maddi, manevi aşırı ve gereksiz isteklerde bulunduğunda güç getiremeyeceğiniz halde ona “hayır” diyemeyeceksiniz, deseniz bile başka büyük sorunlara davetiye çıkarmış olacaksınız. O halde;

* Çocuğuna “hayır” diyemeyen ebeveynler hayırlı evlat yetiştiremezler!

11.  Gönül işlerinde çocuğa aşırı baskı kurmak. Her çocuğun bir gönül dünyası vardır. Zamanı geldiğinde kanı kaynar, gözü kayar, içine ateş düşer, karşı cinse ilgi duyar, sever, âşık olur. Bunların hepsi doğaldır. Çocukla çağına uygun bir şekilde bu konuları konuşmak ona rehberlik etmek gerekir. Çocuğuyla bu konuları konuşmayan ve ona baskı kuran ebeveynler çocuğuna psikolojik sorun tohumları ektiğini unutmasınlar. O halde;

* Çocuğunuzun ince işlerini halının altına süpürmeyin, bir gün bir rüzgâr onları önünüze atar!

12.  Evlenme çağına gelen çocuğu evlilikten soğutmak, korkutmak veya evde çok rahat ettirmek. Eşler olarak çocuğunuzun yanında sürekli tartışıp kavga ediyorsanız ona evlilik konusunda kötü örnek oluyorsunuz demektir. Bu durumda çocuğunuz büyüdüğünde evlilikten uzak duracaktır.

Kız çocuğunuza erkeklerin ne kadar kötü olduğunu, erkek çocuklarınıza da kadınların ne kadar fena olduğunu anlatırsanız zamanı geldiğinde evlenme konusunda isteksiz davranacaklardır.

Evlilik çağı gelmiş bir çocuğu anne ve baba olarak evde çok rahat ettirirseniz o da evliliğin zorluklarına katlanmak istemeyecektir. Mesela evin bütün masraflarını baba karşılıyor ve 30 yaşındaki kız/erkek bütün kazandığını kendi harcıyorsa, evin temizliğini, yemeğini, ütüsünü, bulaşığını anne yapıyor da yetişkin çocukları yan odada yan gelip yatıyorsa evlenmek onlara zor gelecektir. O halde;

* Yetişkin çocuklarınızın evdeki keyiflerine çomak sokun ve onları evliliğe teşvik edin!

Mutlu bir evliliğiniz, beden ve ruh sağlığı yerinde çocuklarınız, hayırlı evlatlarınız olsun. Saygılarımla.

Muhammet YILMAZ

Eğitimci-Yazar

www.facebook.com/sayfamuhammetyilmaz

www.muhammetyilmaz.com