SEMİNER VE KONFERANSLAR
Tüm Seminerler için Tıklayınız.
DERS MATERYALLERİ
GENEL EĞİTİM MATERYALLERİ
FACEBOOK
TWİTTER
MÜDÜRÜN PUANI ÖĞRETMENİN PERFORMANSINI ÖLÇEBİLİR Mİ?

MÜDÜRÜN PUANI ÖĞRETMENİN PERFORMANSINI ÖLÇEBİLİR Mİ?

(Öğretmenlerin performans değerlendirmesine yönelik eleştirel bir yaklaşım)

     Devlette çalışan öğretmenlerin kıdem, evli/bekar olma, çocuk sayısı ve uzmanlık gibi bazı değişkenler dışında aldıkları ücretlerde bir farklılık yoktur. Yani çalışanla yan gelip yatan, iş bulunca girişen ile iş görünce sıvışan, sürekli rapor alarak işini aksatan ile dersler boş geçmesin diye özel işlerini boş zamanlarına denk getirmek için çaba harcayan arasında hiçbir fark yoktur. Velhasıl performans değerlendirmesi yapılmadan verilen ücretler ve ödüller ile sorulmayan hesaplar büyük bir haksızlığa sebep olmaktadır.

     Bu bağlamda; iş verimini ve ürün niteliğini artırmak, hak edişleri adaletli hale getirmek için, çalışma şartları insan haklarına uygun olmak koşuluyla öğretmenlerin adil bir performans değerlendirmesine tabi tutulmaları lazımdır.

     Kanaatimize göre Milli Eğitim Bakanlığı, diğer birçok konuda olduğu gibi alt yapısını hazırlamadan, uygun ölçütler geliştirmeden, öğretmenleri bilgilendirmeden, bu konuda okul müdürlerini doğru düzgün eğitimden geçirmeden, sonuçlarını kestirmeden ve en önemlisi bu uygulamanın sakıncalarını masaya yatırmadan öğretmenlerin performans değerlendirmesini yürürlüğe koydu. Sonuçta maalesef beklenen oldu ve aynı çatı altında çalışan insanlar gereksiz yere birbirine düştü.

     Aşağıda sıralamaya çalıştığımız sakıncaları ortadan kaldırılmadan yapılacak performans değerlendirmesi çalışmayan öğretmenleri daha çok çalışmaya teşvik etmek yerine çalışan öğretmenleri yatmaya teşvik edebilir diye düşünüyoruz.

1. On ana ölçüt ve elli sorudan oluşan performans değerlendirme formu Türkiye gerçeklerine uygun değildir. Bu sebeple müdürler isteseler de bu ölçekle öğretmenleri objektif olarak değerlendiremezler.

2. Değerlendirme ölçütlerinden bir kısmı soyut ve teorik boyutta olup ölçülebilecek nitelikte değildir. Buna son ölçüt olan “Milli, manevi, ahlaki ve evrensel değerlere uygun davranır.” örnek olarak verilebilir.

3. Bu ölçütlerin okunup cevaplandırılması oldukça uzun sürmektedir. Okul müdürünün bir öğretmenin değerlendirilmesine en az bir saat ayırması gerekir. Elli öğretmeni olan bir okul için elli saat eder ki bu da bütün mesaisini ayırmak şartıyla sekiz-on gün sürebilir. Müdürler böyle bir değerlendirmeyi tercih etmeyecek ve daha pratik ama amaca uygun olmayan yöntemler geliştirme yoluna gideceklerdir. Nitekim bazı müdürlerin değerlendireceği öğretmene kafasında 100 üzerinden bir puan belirlediği ve rastgele bazı maddelerden puan kırarak kafasındaki puanı denkleştirmeye çalıştığı belli olmuştur.

4. Bir okul müdürünün bu değerlendirme ölçütleriyle öğretmenlerine doğru bir performans puanı verebilmesi için günlerce hatta haftalarca onunla birlikte ders içi ve ders dışı faaliyetlerini takip etmesi gerekir ki bu da mümkün değildir.

5. Milli Eğitimde müdür atamalarının yapılış şekli sağlıklı değildir, ehliyet ve liyakate gereğince dikkat edilmemektedir.  Çoğunlukla belli bir dünya anlayışına sahip olanların müdür olarak atandığına dair yaygın bir kanaat vardır. Bazı sendikaların ve siyasilerin işe müdahil olduğuna dair söylentiler oldukça yaygındır. Bu şartlarda değerlendirmeyi yapacak olan kişilerin objektif davranamayacaklarına dair şüpheler artmaktadır.

6. Ülkemizde iş ahlakı oldukça zayıftır. İnsanlar çalışkanlıklarına ve karakterlerine göre değil daha çok politik tercihlerine göre değerlendirilmektedir. Okul müdürüyle aynı dünya görüşüne sahip olmayan öğretmenlerin bazılarının bu değerlendirme yöntemiyle mağdur olacakları açıktır.

7. Öğretmenlerin performans değerlendirilmesi yapılacaksa bunun sadece okul müdürüne verilmesi büyük bir yanlıştır. En azından meslektaşlar, öğrenciler ve veliler de bu değerlendirmede yer almalıdır.

8. Bakanlık alt yapısı iyi hazırlanmamış, yöntemi doğru belirlenmemiş, sonuçları kestirilmemiş performans değerlendirmesi ile başına yeni bir gaile almıştır. Belki on binlerce öğretmen konuyu yargıya taşıyacaktır. Bakanlık da bu yargı kararlarıyla uğraşmak zorunda kalacaktır.

     Öğretmenlerin performans değerlendirmesinin nasıl, hangi ilkeler ile ve hangi ölçütlere göre yapılması gerektiğine dair çözüm önerilerini de içeren başka bir yazıda buluşmak dileklerimle bütün arkadaşlarıma saygılar, sevgiler ve iyi tatiller.

03 Temmuz 2016 / Rize

Muhammet YILMAZ

Öğretmen /Eğitimci - Yazar

https://www.facebook.com/sayfamuhammetyilmaz

Yayınlanmış kitaplarımızı incelemek isterseniz tıklayınız.